Yazı

Fidanlardan Uzanan Zeytin Dalı

14.02.2018

Zülfü Livaneli, Huzursuzluk kitabında Ortadoğu’ yu “harese” ye benzetir. Livaneli, “harese” yi şöyle anlatır: “Develerin çölde çok sevdiği bir diken var. Deve dikeni yedikçe ağzı kanar. Tuzlu kanın tadı dikeninkiyle karışınca bu, devenin daha çok hoşuna gider. Kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doyamaz… Ortadoğu’nun adeti budur, tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz. Kendi kanının tadından sarhoş olur.”

Ortadoğu’ da toplumlar, hırs yaptığı konularda kendi kanını dökmektedir. Korumaya ve korunmaya odaklanan tarafın dökülen kanına göz yaşı da eklenmektedir.

Bulunduğumuz coğrafi ortamda bizi diğerlerinden ayıran özelliklerimiz var. Ülkemizde, ailelerimizin saygıya ve sosyalliğe önem vermesi büyük değerimizdir. Ailelerimizin yönlendirmesiyle; akrabalık, komşuluk, kardeşlik, birlik, bütünlük ve dostluk gibi kavramları benimsemiş bir toplum yapısına sahibiz.

Ortadoğu harese ile değil, insanlığın güçlü varlığıyla beslensin diye yıllardır uğraş vermekteyiz.Ortadoğu’ nun kaderine ortak olan ülkemiz bugün Afrin operasyonu ile, sınırlarda güvenliği sağlamayı amaçlıyor. Suriye’ de, PKK/KCK/PYD-YPG ve DEAŞ terör örgütleri ile mücadeleyi esas alıyoruz. Korumak ve korunmak tarafında yer alıyoruz.

Vatanımızda huzurla yaşam sürülmesine canını ve canlarını adayan ailelerimize şükran duyuyoruz. Bugün zeytin dalı uzatırken göğe uzanan fidanlarımızı rahmetle anıyoruz. Yanaklarımızdan süzülen damlalarla ıslanarak onları duayla destekliyoruz.

Her şehit haberiyle bayrağımızı tekrar hatırlıyoruz. Şehitlerimizin kanıyla al olmuş bayrağımızda yer alan bembeyaz ay ve yıldız bizi izliyorlar. Her gün İslamiyet ve Türklük, üzerimizde bembeyaz parlasınlar istiyoruz.

Peki, biz özgürlüğümüzü idame ettirmek için neler yapmalıyız?

– Doğru eğitimle beslenmeliyiz.

– Kitaplardan yayılan ışıkla aydınlanmalıyız.

– Çocuklarımızı ilgi ve yetenekleri doğrultusunda başarıya ulaştırmalıyız.

– Ahlakımıza sahip çıkıp yükselmeliyiz.

– Aile yapısını desteklemeliyiz.

– Birbirimize gösterdiğimiz sevgi ve saygıyla bütünleşmeliyiz.

– Bilimsel araştırmalarla teknolojik açılımları hızlandırmalıyız.

– Kendi tohumlarımızla yetişen doğal sebze ve meyve kullanmalıyız.

– İş imkanlarını çoğaltmalıyız.

– Ekonomiyi ve üreticiyi güçlendirmeliyiz.

Sizin aklınızdan geçen yapılması gerekenler listesini de ekleyerek sonuca varıyorum: Az uyuyup çok çalışmalıyız.

Türkiye her kesimden vatandaşıyla; huzuru ve barışı, hırsa galip kılan Ortadoğu’ ya ümit var. Gerekirse sınırlarımızı genişleteceğiz: “Uyuyan devi, uyandıracağız”. Fidanlarımızdan, etrafımıza daha nice zeytin dalı uzatacağız.

Kan ve göz yaşını sonlandırmak isteyen, akıllı, vicdanlı ve çalışkan insanımızla güzel haberlere uyandığımız sabahlar diliyorum…

http://www.gazetebursa.com.tr/fidanlardan-uzanan-zeytin-dali-makale,3147.html

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s