gazete, Genel, Yazı

2019 Öncesi Endişe Tablosu Karşısında

02.11.2018

Cumhuriyetimizin 95. yılını coşkuyla kutladık. Kendi vatanımızda hür yaşadığımıza şükrettik. “İlelebet toprak bütünlüğümüzü koruyarak bağımsızlığımıza sevinelim” dualarını yaptık.

Kalplerimizdeki kurtçuk ise, 29 Ekim yüzümüz gülerken içten içe bizi kemirdi.
Bence bu kurtçuk açığa çıksın. Çıksın ki vücutlarımızda var olmasın. Onu gözümüzle görelim ve yok edelim.
İlk aşamada, 2019 yılı öncesi karşımızdaki tabloyu açık açık konuşalım.

Türk Lirası değerini kaybediyor, maliyetler artıyor, enflasyon çıkıyor, üretici kaybediyor ve firma sermayeleri küçülüyor.
Ekonomik zayıflamamızın ardından, bölgesel sıkıntılarımızla ayakta kalabilmemiz; kaygının en büyüğü görünüyor.

İçinde bulunduğumuz durumun resmini yapalım mı?
Resme şöyle başlayalım: Tohumlarımızın, doğal kaynaklarımızın, tarihi eserlerimizin ve hammaddelerimizin kilidini kapatan bir el çizelim.
Ülkemizdeki ithalatı yığın yığın tepecikler yapalım. Bu tepeciklerin başına izin kağıdı yazan memurlar ekleyelim.
Tablonun içerisine, iflas eden büyük büyük holdingleri çizelim. Arkalarına Kasım, Aralık ve Ocak aylarına kadar sıraya giren firmaları çizelim. İflas edeceği için satışa çıkarılan şirketleri de ekleyelim.
Resmin üzerine ülkemizin etrafından sıçrayanları, kırmızı kırmızı damlatalım.
Askerlerimizin başka ülkelere yardımlarıyla hazinemizden eksilenleri gösterelim.
Ülkemize giren başka halkları kucaklayıp beslerken, cebimizden düşenleri yerlere serelim. Üzerine şiddetle basıp geçen bir Trump ile paralarımızın parçalandığını vurgulayalım.
Bob Ross tarzı bir anlatımla, resmi biraz tamamladık.
Aslında iyimser bir tablo çizip mutluluğu resmetmeye ihtiyacımız var. Fakat bu resim bize hiç çizilmedi. Ekonomik zorluk yaşarken de, sihirli değnek ile kimse gelmeyecektir.
İkinci aşamada, çıkarcı politikaların vatanımızı bölme planlarına ne yapabileceğimizi konuşalım.
Ayakta rahat uyumayalım…
Nesillerine canlarıyla bağımsızlık hediye eden atalarımıza, vefa borcumuzu çok çalışarak ödeyelim.

Başımı kurtarayım felsefesinden kurtulalım. Yastık altına ne attıysak, el birliğiyle Türk Lirasına çevirelim. Ve paramızı ertelediğimiz ihtiyaçlara harcayalım.
Tertemiz giyinelim ve gülümseyelim. Bosna Hersek halkı, savaş ortamında vurulurken dahi bu örneği sergilemişti.
Ülkemizi yine güçlü ve özgür kılmak için birlikte el ele mücadele edelim.
Bulunduğumuz konum gereği, “mücadele” DNA şifremize asırlardır işlendi.
Türk milleti, her zorluktan kurtulur. Yeter ki bizi birbirimize düşürmesinler.
Ayakta uyumayalım…
“Türk milleti çalışkandır, zekidir” sözüyle harekete geçelim.
Birbirimizi değil, beraber olup düşmanları eleştirelim.
Birbirimizin yaptığı işin eksiğini konuşmayı bırakalım. Eksiklerimizi beraber tamamlayalım.
Birbirimizin başarısına engel değil, destek olalım.

Fikirlerimizdeki farklılıklara açık olalım. Saygıyla birbirimizi dinleyerek siyaseti, bilimi ve eğitimi geliştirelim.

Aman! Birbirimize, milletimize, ülkemize ve dünyamıza sahip çıkalım.
“Yurtta sulh, cihanda sulh” efendim. Yani Üçüncü Dünya Savaşı bizim topraklarımızda barış varsa çıkmaz efendim.

Türk Lirası ile alış-verişe devam ettiğimiz, barış içinde çok çalıştığımız ve nesillerimizin yüzünü güldürecek gelişmelere imza attığımız günler dilerim…

http://www.gazetebursa.com.tr/2019-oncesi-endise-tablosu-karsisinda-makale,3735.html

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s