gazete, Genel, Yazı

Okul Fobisi

15.09.2018

Okul fobisi; çocuğun kuvvetli bir endişe ile okula gitmek istememesi ve okula karşı ilgisiz, isteksiz olmasıdır. Okul korkusu genellikle 6 – 11 yaş arası görülmektedir.

Cynthia ve arkadaşları “okul fobisi” teriminin, klinik literatüre ilk defa 1941 yılında Johnson ve arkadaşları tarafından geçirildiğini söylemektedirler. Okul fobisini, okula gitmekten kaçınma ile ilgisi olan anksiyete ile karakterize bir çocukluk sendromu olduğunu belirtmektedirler.

Çocuğun bağlandığı başlıca kişileri yitireceğine ya da onların başına bir iş geleceğine ilişkin sürekli ve aşırı bir anksiyete yaşadığı görülmektedir. Çocuk ayrılma korkusu nedeniyle, okula ya da başka bir yere gitmek istememektedir.

İlkokula başlamak zihinsel, bedensel ve bilişsel bir olgunluğa ulaşmayı gerektirmektedir.

Okul, öğrencinin bireysel görevlerini yerine getirmek zorunda kaldığı ortamdır. Ayakkabı bağcıklarını bağlama, tuvalet ihtiyaçlarını giderme, çatal ve kaşık ile düzenli yemek yeme gibi sıralanmaktadır.

Zaman kısıtlamasıyla ilkokul çocuğunun özgürlüğünün elinden alınması, bu yaş grubunu zorlamaktadır. Sıralarda sabit oturarak öğretmeni dinlemek, bir oyun çocuğunun kinetik enerjisinin nörotik enerjiye dönüşmesi demektir. Teneffüse çıkarken hızla koşarak sınıftan çıkmalarının nedeni budur.

Okulda çocukları daha birçok görev beklemektedir. Bunlar; çantasındaki eşyaları takip etme, ders saati süresince konuşmama ve hareket etmeme, parmaklarını güzel yazmak için kullanma, sıraya girerek sırayı takip etme, sınıfta tek bir yerde oturma ve sadece kendi eşyalarını kullanmadır.

Okuldaki olumsuzluktan kaynaklanan okuldan uzaklaşma eğilimi, gözlem ve sorulan sorularla anlaşılabilmektedir.

Çocuklarınıza soracağınız üç soru ile arkadaşlarına ve öğretmenlerine olan sevgilerini anlayabilirsiniz:

Okula uzaylılar gelip iki çocuğu kendi gezegenine götürseydi kimleri almalarını isterdin? Neden?

Öğretmenin sana tanıdığın başka birini hatırlatıyor mu? Kimi?

Sınıf arkadaşlarından biri o gün için öğretmen olacak olsa kimi seçerdin? Neden?

Sınıf içi sağlıklı ilişkiler geliştirebilen çocukların kazancı, okula alışmaları ve okula severek gitmeleridir.

Birçok sebeple okul fobisi ve okul kaygısı gelişebilmektedir.

Anne-çocuk ilişkisinde bağımlılık ile ev düzeninden ayrılarak bireysel görevlerini yerine getirmek çocukta kaygı yaratmaktadır. Böyle durumlarda uzmanlara danışarak yardım almak faydalı olacaktır.

Ebeveynleriyle yeterli zaman geçiremeyen çocuklarda, evden ayrılmama isteği görülecektir. Evde çocuklarla paylaşılan zamanı verimli geçirmeye başlayarak, bu durumun oluşumuna önlem alınabilmektedir.

Yeni kardeş doğumu ile evden uzaklaşmak istememe durumunda aileye düşen görev, ilişkilerin hızlı bir şekilde olumlu gelişmesini sağlamak olacaktır.

Bir yakının ölümünün ardından okula gitmesi gereken çocuklarda, ayrılma anksiyetisi bozukluğu oluşabilmektedir.

Çocuğun geç konuşmasına veya dinlediklerini anlamamasına şahit olan aile, zekasını aşağılayacak sözler sarf edilebilmektedir. Aileden gördüğü muamele ile çocuk, kendisini ders başarısızlığına ikna edebilmektedir. Bu yüzden okula karşı korku ve kaygıyı, daha okula gitmeden duyulabilmektedir.

Çocuklarda gözlemlenen normalden farklı davranışların, uzmanlara danışarak gelişimsel aşamaya uygun hale getirilmesi gerekmektedir.

 Çocuklarımıza mutlu ve başarılı bir eğitim yılı diliyorum…

http://www.gazetebursa.com.tr/okul-fobisi-makale,3665.html

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s