Eğitim, Genel

Bilimsel Araştırmanın Temelleri

Temel kavramlar

İstatistik nedir?
• Sayısal değerleri ifade etmek için kullanılan bir dil
Evren (population)
• Belirli bir özellik yönünden, birbirine benzeyen elemanların oluşturduğu kümedir
– Ankara’daki dilbilim öğrencileri, Türkiye’deki ilkokul öğrencileri
• Bazı evrenlerin eleman sayılarını biliriz: Sonlu evren
• Bazı evrenlerin eleman sayısını kestiremeyiz
– Türkiyedeki üstün zekâlı çocuklar İki tür evren vardır;
– Hedef evren, araştırmacının ulaşmak istediği, ancak ulaşması güç olan ve ideal seçimini yansıtan soyut evrendir.
• Türkiyedeki tüm lise öğrencileri
– Ulaşılabilir evren, araştırmacının ulaşabileceği, gerçekçi seçimi olan somut evrendir.
• İstanbuldaki lise öğrencileri
Raporlarda genelde ulaşılabilir evren tanımlanır.

Örneklem
• Bir evrenden herhangi bir yolla daha az sayıda eleman seçilirse: ÖRNEKLEM (sample)
– Evren: Ankara’daki dilbilim öğrencileri
– Örneklem: DTCF’deki dilbilim öğrencileri
• Herhangi bir evrenden örneklem oluşturma yollarına örnekleme teknikleri denir
– Seçkisiz örneklem (random sample)
• Bir evrendeki tüm elemanların örnekleme seçilme şansını eşit tutarak örneklem oluşturursak, buna seçkisiz örnekleme denir

Değişken (variable)
• Değişik değerler alabilen demektir
– Boy uzunluğu, yaş, kilo, göz rengi, cinsiyet, eğitim durumu…
• Nicel-nitel değişken
• Sürekli-süreksiz değişken
• Bağımlı-bağımsız değişken

Nicel-nitel değişken Nicel Değişken
• Sayılarla ifade edilebilen değişkenlerdir. Bu değişkenler bir büyüklük gösterir.
– Boy uzunluğu, ağırlık, zekâ düzeyi
Nitel Değişken
• Sembollerle ya da sıfatlarla ifade edilebilen değişkenlerdir. Sayılarla ifade edilse dahi bu sayılar bir büyüklük ifade etmez.
– Cinsiyet, milliyet, din.

Sürekli-süreksiz değişken
• Süreksiz değişken: nesneleri kategorilere ayırmak, kategoriler arası bölünemez anlamına gelir.
– İki değer arasında sınırlı sayıda değer alan değişkenler süreksizdir. Bunlar listelenebilir.
• 1 kategori, 2 kategori var, 1.5 kategori yok
• Cinsiyet (kadın, erkek), Okul türleri (Meslek lisesi, Anadolu lisesi…)
• Sürekli değişken: kuramsal olarak (-)sonsuzdan (+)sonsuza kadar değer alabilen değişken
– İki değer arasında başka bir değeri bulunabilen değişkenler
• Yaş, ağırlık, ısı, zekâ düzeyi (aralıklı, oranlı değişken)

Bağımlı-bağımsız değişken Bağımsız değişken
• Bir araştırmada etkisi incelenen değişkendir
– Bir duruma etki eden değişken
Bağımlı değişken
• Bağımsız değişkene bağlı olarak değer alan değişkendir
– Bir başka değişkene bağlı olan, etkilenen değişken

Bağımsız değişken Bağımlı değişken
Sigara Kanser
Kanser Depresyon düzeyi
A yöntemi Başarı düzeyi

Denek değişkenleri ve çevresel değişkenler
• Denek (subject)
– Ölçüm alınan, davranışları ölçülen elemanlar.
• Denek değişkenleri
– Araştırmada denek olan kişilerin gelirken araştırmaya getirdiği özellikler
• Cinsiyet, yaş
• Çevresel değişkenler
– Deneğin dışında yer alan değişkenler
• Pekiştirme miktarı, soruların sıralanış biçimi, odanın durumu
Genelde denek değişkenleri bağımsız, çevresel değişkenler bağımlı değişkenlerdir

Seçkisiz atama
• Bir araştırmada bağımsız değişkenlerin en az iki farklı miktarı bulunmaktadır
– Örneğin kadınların bir özelliğini düşündüğümüz zaman, aynı özelliğe erkeklerde de bakmalıyız
– Bunlara araştırma koşulları denir. Örneğin, kızların ve erkeklerin depresyon düzeyleri
• Bir deneğin hangi araştırma koşulunda bulunacağı denek değişkenlerinden bağımsız biçimde belirlenebiliyorsa buna seçkisiz atama denir
– Örnekte seçkisiz atama yok, hepsi depresyon
• Denekler araştırma ortamına girdiğinde herhangi bir araştırma koşulunda bulunma olasılığına eşitse buna seçkisiz atama denir
– Bu tür seçkisiz atama içeren araştırmalara deneysel araştırma denir
– Seçkisiz atama yoksa deneysel olmayan araştırma diyebiliriz

Güvenilirlik
• Bir ölçme aracının ölçmek istediği özellikleri doğru ölçüp ölçmediğidir
• Ölçülecek özelliklerin ne derece hatadan arınık olduğunun ölçülmesidir. Yani, ölçme sonuçlarının tesadüfi hatalardan arınık olma derecesidir.
– Ölçüm sonuçları farklı yerlerde uygulandığında benzer sonucu vermelidir.
– Aynı bireyler üzerinde aynı ya da paralel formlar kullanılarak yapılan ölçmelerin tutarlılığıdır.
– Yani bağımsız ölçümlerde benzer kararlı sonuç alınmalıdır. Güvenilirlik, bir ölçeğin ölçmek istediği özelliği ne ölçüde doğru ölçtüğünü, ölçeğin üretkenliğini ve sürekliliğini gösterir. Güvenilirlik için testin tekrarlanabilir ve aktarılabilir olması gerekir.
• Güvenirliği tanımlayan üç kavram;
– Duyarlık
– Kararlılık
– Tutarlılık

Geçerlik
• Ölçme aracı, ölçmek istediği hedefi mi ölçüyor yoksa başka birşey mi ölçüyor? Benzerlerini benzer kavramlardan ne kadar farklı biçimde ölçüyor?
– Ölçülmesi düşünülen olgunun doğru olarak ölçüldüğünü belirtir.
– Ölçümün geçerli oluşu, ölçme aracının ölçmeyi planladığı özellikleri gerçekten ölçüyor olması anlamına gelir.
• Ölçülmek istenilen özelliğin başka özelliklerle karıştırılmaksızın ölçülebilmesi.
– Kapsam Geçerliliği
• İçeriğin uzman kanısına dayalı değerlendirilmesi – Ölçüt Geçerliliği
• Test puanlarının, ölçüt puanları ile ilişkili olması
• Eşzaman/Halihazır/Uygunluk geçerliği.
• Ölçüt aynı veya önceki yakın bir zamanda ölçülmüşse
• Yordama geçerliği
• Ölçüt daha sonra ölçülmüşse
Nitel araştırma
• Gözlem, görüşme ve doküman analizi gibi nitel veri toplama yöntemlerinin kullanıldığı, algıların ve olayların doğal ortamda gerçekçi ve bütüncül bir biçimde ortaya konmasına yönelik nitel bir sürecin izlendiği araştırma
• Kuram oluşturmayı temel alan bir anlayışla sosyal olguları bağlı bulundukları çevre içinde araştırır ve anlar o Bu nedenle araştırmacı esnektir
o Verilere göre araştırma sürecini biçimlendirir o Tümevarımlı yaklaşım izler
• İnsanların doğal ortamlarında incelenmesi
• İnsanların nasıl yaşadıklarını, nasıl konuştuklarını, nasıl davrandıklarını ve neye nasıl tepki gösterdiklerinin incelenmesi o Bulgulara sayısal verilerle ulaşmaz
• Sosyal olay ve olgular bağlı oldukları çevre içinde değerlendirilir
• Temel amaç o Toplanan verilerden yola çıkarak sonuçlara ulaşmak o Sonuçları birbiriyle ilişkilendirerek kuram oluşturmak
• 3 tür veri toplanır o Çevresel veri
 Araştırmanın yer aldığı sosyal, psikolojik, kültürel, demografik özelliklerle
ilgili
 Sürece ve algılara temel oluşturur o Süreçle ilgili veriler
 Araştırma sürecinde neler olup bittiği ve bunların araştırma grubunu nasıl etkilediği ile ilgili
o Algılara ilişkin veriler
 Araştırma grubunun sürece ilişkin düşünceleri
• En sık kullanılan 3 yöntem o Görüşme
 İnsanların deneyimleri, düşünceleri, görüşleri, duyguları, bilgileri
o Gözlem
 İnsanların etkinlikleri, davranışları, kişiler arası karşılıklı etkileşim o Yazılı doküman incelemesi
 Belli bir dokümanın çözümlenmesi
 Resmi ve örgütsel kayıtlar, raporlar, program kayıtları, kişisel dokümanlar, açık ve sınırlandırılmamış sorulara verilen yanıtların kayıtları
• Araştırmacının kontrol edebileceği deneysel bir ortam söz konusu değil
• Her olay kendi ortamında değerlendirilir
• Genelleme yapılamaz
• Çalışma aynen yinelenemez o Gerçek yaşam sürekli değişir

Nicel araştırma
• genel olarak tümevarımlıdır
• ham veri zenginliği ile daha çok ilgilidir
• toplanan verilerden yola çıkarak genellemeler geliştirmeyi amaçlar
• Gözlem ve ölçmelerin tekrarlanabildiği ve objektif yapıldığı araştırmalar

Nitel Konu Seçim Süreci
 Çoğunlukla belirsiz veya net olmayan araştırma sorusuyla başlar;
 Konu daraltma çoğunlukla veri toplama sürecinde gerçekleşir;
 Araştırma soruları genellikle verilerin incelenmesi sırasında kesinleştirilir.
Nicel Konu Seçim Süreci
 Çalışma tasarımı son haline gelmeden önce araştırma sorusu daraltılır;
 Araştırma sorusu test edilebilir bir varsayım geliştirme sürecinin bir basamağı olarak ve herhangi bir veri toplamadan önce çalışma tasarımına yön vermek için kullanılır.

Nicel araştırma Nitel araştırma
Varsayım
• Gerçeklik nesneldir
– Gerçeklik bizden bağımsız, bir işleyişi var, evrensel yasalar olarak genelleştirilir
• Asıl olan yöntemdir
– Örneklem, geçerlik, güvenilirlik
– Konudan çok yöntem önemli
• Değişkenler kesin sınırlarıyla saptanabilir ve bu değişkenler arasındaki ilişkiler ölçülebilir
– Nedensellik-”ne” sorusunu yanıtlar
• Araştırmacı olay ve olgulara dışarıdan bakar
Nitel araştırma
Varsayım
• Gerçeklik özneldir ve oluşturulur
– Araştırmacı oluşturur, zaman ve kültür bağımlı
• Asıl olan çalışılan durumdur
– Olay ve olgular değişebilir, bu araştırmanın desenine de yansır
• Değişkenler karmaşık ve iç içe geçmiştir ve bunlar arasındaki ilişkileri ölçmek zordur
– Birbirinden ayrı, kopuk değildir
– Amaç ölçme değil, “nasıl” ve
“neden” sorularını yanıtlar
• Araştırmacı olay ve olguları yakından izler, katılımcı bir tavır geliştirir
Nicel araştırma
Amaç
• Genelleme
• Tahmin
– İleriye yönelik bir tahminde bulunma
• Nedensellik ilişkisini açıklama
– Belli bir sayıya indirgenen değişkenler daha sonra belli bir nedensellik ilişkisine odaklanır
Nitel araştırma
Amaç
• Derinlemesine betimleme
• Yorumlama
– Bir duruma yönelik ilişkiler ağını sistematik yaklaşımla belirler
• Aktörlerin perspektiflerini anlama
– Bir duruma dahil olan bireylerin algı ve bakış açılarını yorumlar
Nicel araştırma
Yaklaşım
• Kuram ve denence ile başlar
– Tümdengelimcidir
• Deney, manipülasyon ve kontrol
– Kontrollü deneysel ortamlar ve ölçmeye olanak verecek yarı deneysel araştırma desenleri
– Belirli değişkenleri kasıtlı olarak değiştirerek deneklerin üzerindeki etkisini araştırır (deney-kontrol grupları)
– Manipülasyon ve kontrol vazgeçilmezdir
• Standardize edilmiş veri toplama araçları kullanma
• Parçaların analizi
• Uzlaşma ve norm arayışı
• Verilerin sayısal göstergelere indirgenmesi
Nitel araştırma
Yaklaşım
• Kuram ve denence ile biter
– Tümevarımcıdır
• Kendi bütünlüğü içinde doğal
– Duruma özgü koşullara müdahale edilemez
• Araştırmacının kendisi veri toplama aracı
• Örüntülerin ortaya çıkarılması
• Çokluluk ve farklılık arayışı
• Verinin bütün derinlik ve zenginliği içinde betimlenmesi
Nicel araştırma
Araştırmacı rolü
• Olay ve olguların dışında, yansız ve nesnel
Nitel araştırma
Araştırmacı rolü
• Olay ve olgulara dahil, öznel perspektifi olan ve empatik

Nicel Araştırmanın Avantajları
• Genelleştirilebilir sonuçlar üretilir.
• Farklı gruplar arasında karşılaştırma yapılabilir.
• Kuramların doğruluk derecesi test edilir.
• Belirli bir yapı içindeki ilişkilerin incelenmesine yarar.
Nitel Araştırmanın Avantajları
• Özel durumların “tüm gerçekliğini” yansıtır.
• Sonuçları ile kuramların üretilmesini kolaylaştırır.
• Ortamdaki çok farklı faktörlerin anlaşılmasını sağlar.
• Araştırmanın sonuçlarının uygulanabilirliği daha yüksektir.

Nicel Araştırmanın Dezavantajları • Mükemmel örneklem almak güçtür.
• Yeteri sayıda veri toplamak güçtür.
• Mükemmel ölçüm şartları her zaman sağlanamaz.
• Ölçme aracı önyargıyı da yansıtır.
• Model dışındaki veriler ile ilgilenmez.
Nitel Araştırmanın Dezavantajları
• Deneklerin yaşadıkları deneyimleri olduğu şekliyle ifade etmeleri zordur.
• Verilerin analizinde bireylerin sahip oldukları önyargı da yer alır.

Eğitim, Genel, Yazı

Grupla Psikolojik Danışma

GRUPLA PSİKOLOJİK DANIŞMA
Grupla Psikolojik Danışma Grupla psikolojik danışma; kişiler arası ilişkilerin geliştirilmesini hedefleyen, üyelerin duygu değer ve tutumlarının üzerinde durulduğu, ayrıca her bir üyenin davranışsal amacının gerçekleştirilmesinin sağlanmaya çalışıldığı, bu alanda yetişen bir psikolojik danışman tarafından yürütülen profesyonel terapötik bir yardım etme sürecidir (Voltan-Acar,1993).

Grupla Psikolojik Danışmanın Amacı
 Grupta Psikolojik Danışmanın , amaçları düzeyinde anlamlı olacağı açıktır. Bununla beraber amaçlar konusunda farklı görüşler bulunmaktadır. Bu görüşlerin ortak noktası , Grupta Psikolojik Danışmanın amacının Bireysel Psikolojik Danışmadan farklı olduğudur (Özoğlu, 1982: s.208).
 Grupta Psikolojik Danışmanın amacı , grup ortamını ve grup etkileşimini olumlu olarak kullanarak bireylere psikolojik danışma amaçlarına ulaşmada yardımdır (Özoğlu, 1982: s.208).
 Bir grupla psikolojik danışma yaşantısı geçiren danışanlar için Corey amaçları şöyle belirtmiştir (Rickey,1981 ). :
Daha açık ve dürüst olmak,
Başkalarına güvenmeyi öğrenmek,
Birinin kusursuzluğunu istememeyi öğrenmek , bir başka deyişle kusurlu olabileceklerini kabul etmek,
Daha özgür olmak , yani desteği içten almak,
Kendi farkındalığını artırmak,
Kişisel problemlerine çözüm yolu bulmak,
Yaratıcılığını ve gizil güçlerini keşfetmek,
Diğerlerine dikkat ederek kapasitesini arttırmak
(Akt. , Voltan-Acar,2011:s.90).
 Öğrencilerin kendileri hakkındaki gerçek dışı ve mükemmeliyetçi taleplerini terk etmelerine yardımcı olma.
Öğrencilerin bir öğrenen , bir arkadaş ve bir kişi olarak kendilerine yönelik algılarının farkına varmalarına yardımcı olma(Kaya , 2005:s.9).
 Yukarıda sözü edilen amaç cümleleri genel amaç cümleleridir , davranışsal amaç cümleleri değildir . Genel amaçlar , grupta tüm üyeler için geçerli olan , grup liderince saptanmış soyut olan cümlelerdir.Davranışsal amaç cümleleriyse , her bir grup üyesince saptanan ve sadece onu ilgilendiren amaçları bildiren , somut amaç cümleleridir. Sadece özel amaçlı gruplarda , grubun genel amacıyla , üyelerin davranışsal amaçları aynıdır ( Akt. , Voltan-Acar,2011:s.90).

GRUPLA DANIŞMA İLKE VE TEKNİKLERİ
Neden Grupla Danışma?
Grup, belli bir amaç için bir araya gelen ikiden fazla insan topluluğudur. Grupla psikolojik danışma da, kişiler arası ilişkilerin geliştirilmesini hedefleyen, üyelerin duygu, değer ve tutumlarının üzerinde durulduğu, ayrıca her bir üyenin davranışsal amacının gerçekleştirilmesinin sağlanmaya çabalandığı, bu alanda yetişen bir psikolojik danışman tarafından yürütülen profesyonel terapötik bir yardım etme sürecidir.
Bu yardım etme süreci öyle bir süreçtir ki, bu süreç içinde grup üyeleri kendilerini üzen konuları tartışırlar, davranışsal amaçlarını saptarlar, gerekli sosyal becerileri kazanırlar, yeni davranışlar öğrenirler, yaşantılarını zenginleştirirler. Grup üyeleri, yardım alıp vermeyi grup içinde öğrenirler, yeni çözümler keşfederler, kendini ve başkalarını kabul etmeyi yine grup içinde öğrenirler, yine bitirilmemiş işlerinin bitirilmesi için grupla psikolojik danışma, üyelerine ortam sağlar. Ayrıca grup içinde danışanlar gizil güçlerinin farkına varırlar. Yani kendilerini tanıma fırsatı bulurlar. Grupla psikolojik danışma ortamında üyeler bireysel ayrılıkları fark ederler.

GRUPLA PSİKOLOJİK DANIŞMA VE GRUP REHBERLİĞİ
Grup rehberliği, daha çok duruma alıştırma (oryantasyon), eğitsel, sosyal, mesleki bilgi verme amacıyla çok sayıda kişiye yönelik bilişsel düzeyde yapılan bir hizmet türüdür. Duruma alıştırma ve/veya bilgi verme amacıyla olduğu için istenilen bilgiye sahip olan kişilerce verilebilir. Örneğin, öğrencilere jeoloji mühendisliği tanıtılıyorsa, bir jeoloji mühendisi ya da okul kütüphanesi tanıtılıyorsa, kütüphaneci bilgi verebilir. Bu bilgilerin aktarılması on, onbeş, yirmi kişilik gruplara yapıldığından bireysel rehberliğe göre, grup rehberliği ekonomiktir.
Bir sınıf ortamında, rehberlik saatinde, öğrencilerle karşılıklı tartışılacak görgü kuralları, kuşaklar arası çatışma, doğum kontrolü gibi konular da grup rehberliğinin kapsamına girer. Grup rehberliğinin bir başka özelliği de gündemli oluşudur.
Grupla psikolojik danışmadaysa sekiz – on iki kişiden oluşan gönüllü grup üyeleri duygusal düzeyde konuşurlar, kendilerini ortaya koyarlar. Grupla psikolojik danışma gündemsizdir; yani, konuşulanlar daha önceden saptanmamıştır. Dolayısıyla kendiliğindenlik (spontanlık) önemlidir. Grupla psikolojik danışma sürecini kolaylaştıran, yürüten grup liderinin hem bireysel psikolojik danışma bilgi ve becerilerine sahip olması, hem de grup dinamiğinin arkına varması; bir başka deyişle gruptaki terapötik güçleri tanıması gerekmektedir (Ohlsen, 1988)
Eğer grup açık grup değilse, grupla psikolojik danışma on iki oturum süren bir süreçtir. Oysa grup rehberliği bir iki oturumda biter.

GRUPLA PSİKOLOJİK DANIŞMA VE BİREYSEL PSİKOLOJİK DANIŞMA
Ohlsen (1988), grupla psikolojik danışmanın biricikliğinden, yani nev’i şahsına münhasır oluşundan söz etmektedir. Grupla psikolojik danışmanın, bireysel danışmaya oranla birçok farklı ve avantajlı yanları bulunmaktadır. Şöyle ki:
a) Bireysel psikolojik danışma, danışanla psikolojik danışman arasında bir ilişki, bir süreçken, grupla psikolojik danışma, grup lideriyle grup üyeleri ve grup üyelerinin birbirleriyle olan etkileşiminin söz konusu olduğu bir süreçtir.
b) Bireysel psikolojik danışmada 55 dakikalık süre içinde sadece bir kişiyle ilgilenilir. Grupla psikolojik danışma süresi 90 dakikadır Bu süre içinde 8-12 kişiyle ilgilenilir. Dolayısıyla grupla psikolojik danışma bireysel danışmaya oranla daha ekonomiktir.
c) Grupla psikolojik danışma öyle bir süreçtir ki, üyeler bu süreç içinde yardım alıp vermeyi öğrenirler. Bir başka deyişle grupla psikolojik danışma bir yardım alıp verme sürecidir (Ohlsen, 1988).
d) İnsanlar toplum içinde, herhangi bir şekilde gruplar halinde yaşarlar. Terapötik grup süreci içinde öğrenilenlerin sosyal hayata aktarılması daha kolay olur, çünkü, grupla psikolojik danışma süreci grup içinde gelişir. Dolayısıyla burada öğrenilenlerin sosyal hayata aktarılması daha kolaydır.
e) Grupla psikolojik danışmada üye sayısı kadar çözüm yolu olabilir. Yardım alan üye kendine uygun çözüm yolunu benimseyebilir. Doğaldır ki, bu çözüm yollan, grup üyelerinin öğüt vermeleri gibi anlaşılmamalıdır. Grup üyeleri anlatılanlara benzer durumları yaşamışlarsa neler hissettiler, nasıl bir çözüm buldular, bunları grupta paylaşırlar. Böylece, yardım alan üye de kendine uygun çözümü seçebilir.
f) Grupla psikolojik danışma bireysel danışmaya göre daha zordur, çünkü grup lideri hem bireysel psikolojik danışma bilgi ve becerilerine sahip olmalı, hem de grup ortamı içinde grup sürecini gözden kaçırmamalı ve terapötik güçleri anlamaya çalışmalı, yani grup dinamiğini bilmelidir. Bireysel psikolojik danışmada, psikolojik danışman bir kişiden sorumluyken, grupta psikolojik danışmada, lider üye sayısı kadar kişiyi ve bunların birbirleriyle olan ilişkilerini gözden kaçırmamak zorundadır.
g) Grupla psikolojik danışma ortamında üyeler kendilerini yalnız hissetmezler. Anlattıkları bir olayı, bir duyguyu gruptaki bir diğer üye yaşamışsa, paylaşır ya da bu grup liderince paylaştırılır (Voltan-Acar, 1994). Oysa bireysel psikolojik danışmada sadece psikolojik danışman, kendini açma terapötik koşulunu (Patterson, 1974; Voltan-Acar, 1994) kullanarak, danışanın duygu ve yaşantılarını paylaşabilir.
h) Bireysel psikolojik danışmada bir tane transferans objesi varken, grupla psikolojik danışmada üye sayısı kadar transferans objesi vardır.
O Grupla psikolojik danışmanın sosyal mikrokozmos özelliği vardır (Voltan-Acar, 1988, S 3, ss 47-49) Grup bir ayna, yani sosyal hayatın bir yansıması gibidir. Grup üyeleri toplumsal yaşamlarında nasıl davranırlarsa, grup içinde de öyle davranacaklardır. Grup liderinin bunu bilip, duruma dikkati çekmesi ya da kendisinin dikkat etmesi gerekmektedir.
j) Grupla psikolojik danışmada derinlemesine sorunlara inilmediği söylense bile, bu grup merkezli yapılan grupla psikolojik danışmalar için söz konusudur. Birey merkezli yapılan psikolojik danışmalarda (Gestalt, protogonist merkezli psikodrama) ise sorunların derinine inmek daha çok mümkündür.

GRUPLA PSİKOLOJİK DANIŞMA NEDİR NE DEĞİLDİR?
Grupla psikolojik danışma öğrenme modeline dayanır (Ohlsen, 1988). Bu modele göre hasta yoktur, uyum sorunları olan bireyler psikolojik danışmaya gelir. Tıbbi modelde benimsenen inceleme, teşhis, tedavi yöntemi bu modelde uygulanmaz, çünkü danışanlar hasta değildir. Onlar ancak psikolojik danışma süreci içinde yeni davranışlar öğrenirler ve bu öğrendikleri.davranıştan toplumsal yaşama aktarırlar. Gerek bireysel psikolojik danışma ve gerekse grupla psikolojik danışma koruyucu niteliktedir. Yine bu modele göre duyguların ve davranışların nedenine inilmez. Önemli olan nedenler değil, “NE”ler ve “NASIL”lardır. Duygularının ne olduğunu anlatan bireyler, kendilerini kabul etmeyi, gizil güçlerini tanımayı ve onları kullanmayı, anlamlı amaçlar saptamayı, yeni davranışlar ortaya koymayı öğrenirler.
Grupla psikolojik danışmada grup liderinin danışanların yardım alıp verme ve değişme konusunda sorumluluk yüklenebileceklerine inanmaları gerekmektedir. Grup liderinin, danışanı davranışsal amaçlar saptaması konusunda yüreklendirmesi gerekmektedir (Ohlsen, 1988).
Grupla psikolojik danışmaya katılıp katılmama kararını danışanların kendileri vermelidir. Bir başka deyişle grupla psikolojik danışma da bireysel psikolojik danışma gibi gönüllülük gerektirir.
Bu modelde direnç ve transferans doğal bir tepki olarak algılanır. Tıbbi modelde olduğu gibi direncin ve transferansın oluşması ve çözümlenmesi gerekmez. Ancak direnç var olduğunda, transferans var olduğunda, direnci çözümlemek, transferansı çözümlemek yerine; dirençle baş etmenin, transferansla baş etmenin yollarının bilinmesi gereklidir.

GRUPLA PSİKOLOJİK DANIŞMA’ YA İLİŞKİN BAZI KAVRAMLAR
Bu konuda grupla psikolojik danışmayı anlayabilmek için bu alanda kullanılan bazı kavramlara değinilmiştir.
Kapalı Gruplar
Daha önceden kaç oturum olacağı, kaç kişinin katılacağı planlanan ve daha sonraki oturumlarda gruba hiçbir üyenin alınmadığı gruplar kapalı gruplardır. Genellikle 12-14 oturum sürer. Üyeler gruba birlikte başlayıp, grubu birlikte bitirirler.
Açık Gruplar
Grupla psikolojik danışmanın sürdüğü ve ihtiyacı olanın gruba girip belli bir süre, on, on dört oturum gibi devam ettiği, arak ihtiyacının olmadığını hissettiğinde ya da kurumdan taburcu olduğunda, gruba katılmayı bıraktığı gruplar açık gruplardır Bu gruplarda her bir üye farklı oturumlarda sonlandırma (terminasyon) yaşar. Bu nedenle, gruptan her üye ayrılışında ve gruba her yeni üye girişinde grup sürecinde açık gruplarda gerileme (regresyon) görülebilir.
Grup Laboratuvarı ya da Grup Eğitimi Laboratuvarı
Grupla psikolojik danışma alanında eğitim görenlerin grup üyesi olarak çeşitli alıştırmalar aracılığıyla kendilerini ve diğer üyeleri tanıdığı bir süreçtir (Voltan-Acar, 1993).
Etkileşim Grupları
Kişisel gelişimi ve kişiler arası iletişimin geliştirilmesini yaşantısal süreç aracılığıyla vurgulamayı amaçlayan gruplardır (Rogers, 1970).
İşe Yönelik Gruplar
Bir işin yapılmasının amaçlandığı gruplardır, baha çok endüstri kuruluşlarında rastlanır ve iş bittiğinde grup sona erer.
Bîrey Merkezli Gruplar
Grup süreci içinde bir üyenin, sekile getirildiği yani bir üye üzerinde odaklaşıldığı, diğer üyelerinse zeminde olduktan grupla psikolojik danışma biçimidir. Daha çok Geştalt ve protogonist merkezli psikodrama yaklaşımlarında kullanılır. Birey merkezli grupla psikolojik danışmalarda, grup liderinin birey üzerinde odaklaşırken grup dinamiğini göz ardı etmemesi gerekmektedir.
Grup Merkezli Gruplar
Bireysel sorunlar yerine daha çok grup üyelerinin birbirleriyle olan etkileşim ve iletişim biçimlerinin üzerinde durulduğu gruplardır. Tek bir üye odakta değildir. .
Özel Amaçlı Gruplar
Grup liderinin belli bir amaca yönelik kurduğu psikolojik danışma gruplarıdır. Örneğin, ana-baba’ eğitim grupları, sigarayı bıraktırma grupları, eğitimi grupları gibi. Bu gruplara katılan üyelerin ortak amaçlarıyla, bireysel amaçlar çoğu kez aynıdır.
Maraton Grupları
Grup üyelerinin, üç-dört gün, liderli olarak devamlı toplanıp oluşturduktan psikolojik danışma gruptandır. Bu gruplar, özellikle cuma akşamından toplanıp hafta sonunda da grup ortamında birlikte olurlar. Maraton gruplarında üyeler uyumaz. Grubun ara vermeksizin devamlı olması, üyelerin savunmalarının yıkılmasına neden olur. Böylece de dirençler kırılır.
Kendi Kendine Yardım Grupları
Üyelerin birbirlerine yardım etme amacıyla, lidersiz olarak toplandıktan gruplardır, örneğin, adsız alkolikler, ani bebek ölümleriyle yüz yüze gelen ana–babaların kurduğu gruplar gibi.

Paylaştırma
Paylaştırma becerisi daha çok grupla psikolojik danışmada kullanılan bir beceridir. Psikolojik danışmanın grup üyelerinden birinin daha önceki oturumlardan birinde anlattığı yaşantıları ve duygularıyla, diğer grup üyelerinin yaşantı ve duygulan arasında benzer yanlara dikkat çekmesidir. Böylece grup üyeleri grup içinde kendilerini yalnız hissetmezler (Voltan-Acar, 1994).

Bağlama
Bağlama gerek bireysel psikolojik danışmada, gerekse grupla psikolojik danışmada kullanılan bir beceridir. Psikolojik danışmanın, danışanın daha önceki oturumlarda anlattıkları, yaşadıklarıyla, o anda anlattıkları ve yaşadıkları arasında paralellik kurmasıdır. Bağlama becerisini iyi kullanabilmek için psikolojik danışmanın gerek grupla psikolojik danışmada, gerekse bireysel psikolojik danışmada, sürece dikkat etmesi gerekmektedir, örneğin, farklı olaylar karşısında danışanca aynı duygu yaşanıyorsa, danışanın dikkati bu noktaya, psikolojik danışmanca çekilmelidir (Voltan-Acar, 1994).

Grupla Psikolojik Danışmada Süreç
Grup içindeki iletişimin nasıl olduğu süreci meydana getirir (Naar, 1993). Olaylar farklı olsa bile eğer iletişim biçimi değişmemişse süreç aynıdır. Öyleyse grup liderinin sürece dikkat etmesi ve olanları grup içinde belirtmesi gerekmektedir. Bunun için de bağlama becerisi kullanılabilir.

Grupla Psikolojik Danışmada İçerik
Grup içindeki iletişimin ne olduğudur. Gruba getirilen sorunlar, paylaşımlar içeriği oluşturur.

Süpervizyon
Gerek bireysel psikolojik danışma, gerekse grupla psikolojik danışma alanında yapılan uygulamalara ilişkin, aday psikolojik danışmanın, kendisinden daha üst düzeyde olan, alanda yetişmiş bir kişice denetlenmesidir.

Konsültasyon
Alanda aynı düzeyde olan meslektaşların, psikolojik danışma oturumlarını tartışarak bilgi alış-verişinde bulunmalarıdır.

Grup Lideri
Grupla psikolojik danışma sürecini kolaylaştıran, bu alanda yetişmiş psikolojik danışmandır.

Refere Etmek
Gerek bireysel psikolojik danışmada, gerekse grupla psikolojik danışmada psikolojik danışmanın kendini yetersiz hissettiği durumlarda ya da kendi değer sistemiyle çatışan durumlarda, kısacası, danışanla empati kuramayacağını anladığında, danışanı başka bir meslektaşına ya da başka bir kuruma, mesleğin ahlak kurallarını çiğnemeden yollamasıdır.

Ön Görüşme (Intake interview)
Gerek bireysel psikolojik danışmada gerekse grupla psikolojik danışmada, danışanları hazırlamak ve onlardan önbilgi almak amacıyla yapılan görüşme.

İkili Duygular (Ambivalans)
Danışanların sevgi, nefret, psikolojik danışmaya gelip gelmeme gibi karşıt duyguları aynı anda yaşamaları.

Sonlandırma (Terminasyon)
Gerek bireysel psikolojik danışmada, gerekse grupla psikolojik danışmada, psikolojik danışma sürecinin sonlandırılması.

Psikolojik Danışman:
Psikolojik danışma psikolojik danışman ile yardım talebinde bulunan bir danışan ya da danışanlar arasında geçen kabul edici ve güven verici bir ilişkidir. Bu ilişkide danışan kendisini en fazla rahatsız eden duygu ve düşünceleriyle yüzleşmesi, bunları ifade etmesi ve bunların üstesinden gelmeyi öğrenir. Ayrıca bu sorunlarının üstesinden gelmede özetle davranışlarını değiştirmede gereksinim duyduğu, kendine güven ve cesaretini geliştirir. Danışanlar, geliştirdikleri bu yeni davranışın çare olmadığını, işlemediğini anladıklarında, danışma ilişkisinin güven veren ortamında bu durumu değerlendirebilir, neden işlemediğine kafa yorabilir, değişikliğe gidebilir ve deneyecek başka yaklaşımları devreye sokabilir, deneyebilir. Bazen uyumlarını geliştirmek için yeni beceriler kazanmaları gerekebilir.
Bu sürecin en önemli noktalarından biri psikolojik danışmanın dinleme becerilerine sahip olmasıdır. Bu süreçte danışan bir yandan danışanı önemser, içten davranırken aynı zamanda kendisinin ayrı ve farklı bir birey olduğunu unutmaması ve bu ayrımı becerebilmesi gerekir. Ayrıca, bu süreçte danışandan değişmesini beklediği tutum ve davranışları konusunda ona yardım edebilmek için beklentilerini açıkça ortaya koyabilmesi gerekir. Danışman ayrıca, danışma ilişkisini silecek, ortadan kaldıracak duygusal reaksiyonları yaşamadan danışanı derinde hissedebilmelidir. Böyle bir ilişki danışana danışmana güven duymasını sağlar, belki de şimdiye kadar tartışmadığı hatta kendi kendisine bile itiraf edemediği, kabul edemediği sorunlarını korkmadan ortaya koyabilmesi ve bunları tartışıp masaya koyabilmesinde kendi kendisine dürüst olmasına yol açar. Bir an için dürüst ve açık olması nedeniyle danışman ya da danışan arkadaşlarının korkulacak bir tarafı olmadığını keşfettiğinde ise yanlış ve sahte duruşunu değiştirebilir, kendisini daha olduğu gibi kabul edebilir ve uyumunu geliştirici tutum ve davranış değişikliklerine gidebilir.
Rogers (1961) psikolojik danışmanın içten, gerçek duygu ve düşüncelerini açıkça ortaya koyabildiği, ifade edebildiği, danışanı pasif olmayan bir biçimde önemsediği, dikkate aldığı ve empatik anlayışa yer veren bir ilişki biçimi olarak tanımlamıştır. Başarılı sonuçlar alan psikolojik danışmanlar üzerinde yapılan araştırmalarda bu danışmanların aşağıdaki özelliklere sahip oldukları görülmektedir:
1. Empati
2. Saygı (Koşulsuz kabul ya da nonpossessive warmth): Kendi duygu ve düşüncelerine saygı duymayan biri başkalarının duygu ve düşüncelerine de saygı duyamaz.
3. İçtenlik: Danışmanın kendi gerçek duygularını yansıtması. İçtenlik, psikolojik danışmanın her türlü duygusunu hatta düşmanca duygularını bile çekinmeden içtenlikle dile getirmesi anlamına gelmez. Çünkü terapi terapist için değildir. Ancak danışma sürecinde içtenlik yoksa bireyin günlük yaşamında da içtenlik yoktur demektir.
4. Somutluk: Somutluğun temelde iki yararı vardır. Bunlar:
a. Danışmanın danışanın duygu ve yaşantılarını açık bir biçimde anladığını, doğru bir biçimde anladığını gösterir
b. Danışanı spesifik problemine ve duygusal çatışmalarına odaklanmasına yardım eder.

Etkili Bir Grup Liderinin Kişisel Nitelikleri
 Liderlik
 Öz-Farkındalık
 İçtenlik
 Sıcak ve Dostça İlişki Kurabilme Yeteneği
 Duyarlılık ve Anlayış
 Kendine Güven
 Espri Anlayışı
 Kendini Değerlendirme İsteği
Etkili Liderliğin Gerektirdiği Strateji, Beceri ve Stiller
 Stratejiler
 Beceriler
Empati
Sözel Olmayan Davranışlar
Yüzleşme
Kendini Açma
Açık Uçlu Sorular
Sözleşme, Mukavele
Geribildirim
Sessizlik
Bilişleri Yeniden Yapılandırma
 Liderlik Stilleri
Otoriter
Demokratik

Diğer Stiller
Psikolojik danışmanın, danışma sürecinde DANIŞANIN algılarına ilişkin anlamaya çalıştığı üç şey:
1) Danışanın kendi kendisini nasıl algıladığı
2) Problemini nasıl algıladığı
3) Durumunu nasıl algıladığıdır.
Bu süreçte her ne kadar danışanın bu algılarının kaynağına inmek önemliyse de, bu her zaman şart değildir. Bazen bunun kaynağını danışanın kendisi bilmese de olur. Önemli olan danışanın kendi davranışlarını geliştirmesidir, kaynağını bilmese de.

GRUPLA DANIŞMADA TEDAVİ EDİCİ ETMENLER
Tedavi edici değişim ileri derecede karmaşık bir süreçtir ve bu süreç “tedavi edici etmenler” olarak adlandırılabilecek çeşitli yol gösterici insan yaşantılarının iç içe geçmiş etkileşimiyle ortaya çıkar.
11 adet tedavi edici etmen vardır:
1. Umut Aşılama
2. Evrensellik
3. Katkısal Bilgi
4. Özverili Olma
5. Birincil aile özelliklerinin grupta yinelenmesi
6. Toplumsallaştırıcı tekniklerin gelişimi
7. Taklitçi Davranış
8. Karşılıklı Öğrenme
9. Katarsis
10. Grup Bağlılığı
11. Varoluş Etmenleri
Bu etmenler birbirlerine bağımlıdır; tek başlarına oluşmazlar ve birbirlerinden bağımsız işlev görmezler.

Eğitim, Genel, Yazı

Mesleki Rehberlik ve Kariyer Danışmanlığı

Mesleki Rehberlik ve Kariyer Danışmanlığı
28.12.2016

Sınav Sorusu:
Mesleki Rehberlik ve Kariyer Danışmanlığı Kuramlarından birini ele alarak, kuramı;
a) Danışma Sürecin Amacı,
b) Kuramın Genel Kavramları,
c) Varsayımları,
d) Kullanılan Yöntem ve Teknikler
Açısından değerlendiriniz.

Cevap:
Mesleki Rehberlik ve Kariyer Danışmanlığı Kuramlarından Psikodinamik Kuramlar; Psikanalitik, Alfred Adler, Ann Roe ve Myers Brigss Tip Teorisi yaklaşımlarıyla değerlendirilmektedir.

a) Danışma Sürecinin Amacı

– Psikanalitik yaklaşımda danışma sürecinin amacı; danışanın meslek seçimini etkileyen dürtülerinin farkına varmasına yardımcı olmak ve sosyal olarak kabul edilebilir yollarla dürtülerini açıklamasına olanak tanımaktır.

– Adler yaklaşımında amaç; bireyin kendini tanımasına, gelişmesine ve meslek seçimini yapmasına yardımcı olmaktır.

– Ann Roe yaklaşımında amaç, danışanın genetik psikolojik yatkınlıkları, güçlü ve zayıf yönleri ve ailesinin çocuk yetiştirme biçimi incelenerek ihtiyaçlarının belirlenmesidir. Ann Roe yaklaşımında ihtiyaçlar, meslek seçimini verir.

– Myers Brigss Tip Teorisi yaklaşımında amaç; danışanların kişilik tiplerini mesleklerle eşleştirmelerine ve tercih edebileceği iş ortamlarını belirlemelerine yardımcı olmaktır.

b) Kuramın Genel Kavramları

-Psikanalitik yaklaşımdaki genel kavramlar; 1)psikanaliz, 2)içgüdü (cinsellik ve saldırganlık), 3)bilinçaltı, 4)yüceltme savunma mekanizması ve 5)dürtülerdir.
1) Zihinsel süreçlerin bilinçdışı unsurları arasındaki bağlantıları ortaya çıkaran bir psikoterapi tekniğidir.
2) Canlıları, -bilinç araya girmeden- gereken eylemlere yönelten doğal duygudur.
3) Zihin hatıralarının depolandığı fakat beynin farkında olmadığı yanıdır.
4)Toplum tarafından kabul görmeyen saldırgan ve cinsel eğilimlerin, toplumun kabul edebileceği alanlarda ifade bulmasıdır.
5) Kaynağı duygulanım olan içsel gerilimdir.

-Adler yaklaşımındaki genel kavramlar; 1)aile bütünlüğü, 2)doğum sırası, 3)yaşam tarzı, 4)ilk çocukluk anıları ve 5)sosyal ilgidir.
1) Ailedeki tüm bireylerin yaş ve cinsiyetlerini ve birbirleri ile ilişkilerini içerir.
2) Bireyin kaç kardeş ve kaçıncı sırada olduğudur.
3) Kişiliği açıklayan her şeyi içerir.
4) 8 yaşından önce olmuş olaylardır.
5) Topluma ait olma duygusudur.

-Ann Roe yaklaşımındaki genel kavramlar; 1)erken çocukluk deneyimi, 2)ihtiyaçlar ve 3)aile stilidir.
1) Yetiştirilme biçiminden kaynaklı, çocukluktaki hayal kırıklıkları ve doyumlardır.
2) Bireyin fizyolojik, güzelliğe olan, bilgiye duyulan, güvenlik, ait olma, sevgi, değer, anlama ve kendini gerçekleştirme ihtiyaçlarıdır.
3) Ailede baskın eğilimlere göre tanımlanan üç çocuk yetiştirme stili vardır. Bunlar; çocuğa duygusal yoğunlaşma, çocuktan kaçınma ve çocuğu kabul etmedir.

-Myers Briggs Tip Teorisi yaklaşımındaki genel kavramlar; 1)kişilik tutumları, 2)işlevler ve 3)algılama ve yargılamadır.
1)Bireylerin seçimlerini yapmada ve karar vermede kullandıkları içe dönüklük ve dışa dönüklüktür.
2)Düşünme, duyumsama, sezme ve hissetmedir.
3)Birey önce olayları, nesneleri, insanları gözler; sonra gözlemlerini değerlendirir.

c) Varsayımları

– Psikanalitik Yaklaşımda yetişkinlikteki meslek seçimi; bilinçaltından, erken çocukluk döneminden ve anne babadan etkilenir. Mesleki davranışlar, erken çocukluk döneminden kaynaklanır. Mesleki başarıda anne babanın etkisi vardır. Mesleki kararsızlık, daha temel bir psikolojik rahatsızlığın göstergesidir. Mesleğin genel işlevini ise, yüceltme savunma mekanizması açıklar.

– Adler Yaklaşımında meslek seçimini; ilk anılar, doğum sırası, yaşam tarzı ve sosyal ilgi etkilemektedir. İş, yaşam görevlerinden birisidir. Sosyal ilgi arttıkça işteki doyum artar. Çalışan rolüne ilişkin ilk algılar ailede öğrenilir. Aile ortamına ilişkin alınan bilgiler, iş ortamındaki ilişkilerin anlaşılmasını sağlar. Mesleki kararsızlık, bireyin yaşam tarzındaki kararsızlıktan kaynaklanır.

– Ann Roe Yaklaşımında meslek seçimini; anne baba çocuk arasındaki ilişki, ilgi, ihtiyaç ve tutumlar belirler. Bireyler yetiştikleri aile ortamının etkilerine göre “insanlara yönelik” ya da “insanlara yönelik olmayan” meslekler seçerler.

– Myers Brigss yaklaşımı; Jung’ un bireylerin doğuştan gelen farklı kişilik tipleri ya da tutumları olduğu savına dayanmaktadır. Bireylerin iş arama davranışları, tercih ettikleri işlevlere göre değişirler. Meslek seçimini ise; kişilik tipleri ile algılama ve yargılama etkiler.

d) Kullanılan Yöntem ve Teknikler

-Psikanalitik yaklaşımda danışma sürecinde; bilinçaltı etkenler ve danışanın mesleki kararsızlığına sebep olan temel psikolojik rahatsızlıkları, psikanalizde kullanılan yöntem ve tekniklerle incelenir. Meslek seçimine yön veren geçmiş yaşantılar ve aile ortamı etkisi, vaka incelenmesi ile yürütülür. Danışman, meslek seçimini etkileyen dürtülerin farkına varılmasına ve sosyal olarak kabul edilebilir yollarla dürtülerin açıklanmasına yardımcı olur.

-Adler yaklaşımında danışma sürecinde; danışma ilişkisi kurularak danışanın problemi bütüncül yaklaşımla değerlendirilir. Danışan hakkında bilgi (ilk anılar, doğum sırası, rüyalar vb.) toplanır ve yorumlanır. Bireylerin yaşam tarzı ve yaşam görevlerini nasıl yerine getirdikleri üzerine bilgi “Yaşam Kariyer Değerlendirmesi” mülakatı ile ele alınır. Danışanın sosyal ilgisinin güçlenmesine, aşağılık duygusuyla başa çıkabilmesine, içgörü kazanmasına, cesaretlenmesine ve etkili olmayan inanç ve davranışlarının yerine etkili olanları koymasına yardımcı olunur.

-Ann Roe yaklaşımında danışma sürecinde; erken çocukluktaki çevre, kişilik gelişimi ile meslek seçimi arasındaki ilişki incelenir. Danışanın aile stili, bireyin ihtiyaçları ile ilişkisi ve bunların yetişkinlikteki yaşam biçimi ile ilişkisi incelenir. Danışanın aile ortamına göre, insanlara yönelik olan veya olmayan meslekleri belirlenir.

– Myers Brigss Tip Teorisi yaklaşımında danışma sürecinde; MBTI hem kavramsal çerçeve olarak hem de süreçte kullanılarak danışanın kişilik tutumları ve işlevleri belirlenir. Sonra kişilik tipine uygun iş ortamları hakkında bilgi verilir ve danışanın bu iki bilgiyi bütünleştirmesi istenir.
Danışanın güçlü olan işlevlerinden başlayıp diğer işlevlerini de kullanmasını teşvik iyi olur. Böylece işlevlerin dengeli kullanılmasına destek olunur.

Sınav Çalışması:

-İnsan neden saygıdeğer bir varlık?
Doğada insanı üstün ve saygıdeğer kılan insanın düşünebilen bir varlık olmasıdır.

-Saygısızlık Nedir?
Saygısızlık, inancını ve dünya görüşünü karşındaki insana dayatmaktır.

-Mesleki Rehberlik ve Kariyer Danışmanlığında birey üç farklı konumu açısından ele alınıp yetiştirilmeye çalışılır.
Birey olarak insan
Sosyal bir varlık olarak insan
Meslek elemanı olarak insan

-Meslek nedir?
Meslek (Occupation): Bir kimsenin hayatını kazanmak için yaptığı, diğer insanlara yararlı bir hizmet ya da ürün sağlamaya yönelik olan, kuralları toplumca belirlenmiş ve belli bir eğitimle kazanılan bilgi ve becerilere dayalı etkinlikler bütünüdür.

-İş nedir?
İş (Job): Belli bir meslek alanında sürdürülen benzer etkinlikler grubudur. Özel bir çalışma alanındaki görevleri tanımlar. İş, mesleki bilgi ve becerilerin uygulamaya konmasıdır. Mesleği icra ederken yapılan görev ve aktivitelerdir.

-Freud’ a göre psikolojik sağlık nedir?
Sevebilen ve çalışabilen bir insan psikolojik olarak sağlıklıdır.

-Kariyer nedir?
Kariyer (Career): Bir ömür boyu yaşanan olaylar dizisi, bireyin meslek ve diğer yaşam rollerinin birbirini etkilemesi ve izlemesi sonucu oluşan genel örüntü ve gelişim çizgisinde, özellikle iş ve mesleğe ilişkin rollerinde ilerleme, duraklama ve gerilemeleri de içeren bir süreçtir.

-Mesleki Rehberlik nedir?
Bireyin mesleki seçim yapma ve mesleki kararlar vermesine yardımdır.

-Kariyer Danışmanlığı nedir?
Yaşam boyu kariyer gelişimine yardım sürecidir.

-Rehberliğin genel amacı nedir?
Kişinin karar verme becerilerini geliştirmektir. Kişi karar verebiliyorsa özgürdür.

-Rehberliğin nihai amacı nedir?
Kişinin kendini gerçekleştirmesine yardımcı olmaktır.

-Kişinin kendini gerçekleştirmesi için ne yapması gerekir?
Kişinin kendini gerçekleştirmesi için doğru karar vermesi gerekir. Doğru karar vermek için;
Kişinin kendini tanıması
Kişinin kendini anlaması ve
Çevredeki seçeneklerden haberdar olması gerekir.
Bu yönde verilen rehberlik, mesleki rehberliktir.

-Kendini gerçekleştiren bireyin özellikleri nelerdir?
Bilinmeyenden korkmamak
Farklı yaşantı şekillerine açık olmak
Bizzat yaşantı zengini olmak
Organizmadan gelen uyaranlara açık olmak ve
Tüm duyu organlarıyla bakmaktır.

-Maslow kendini gerçekleştiren bireyin özellikleri nelerdir?
Nesnel bir gerçeklik algılaması vardır.
Kendini ve başkalarını olduğu gibi kabul eder.
İçinden geldiği gibi davranır ve kendini tanır.
Problem odaklıdır.
Mahremiyet ihtiyacı vardır.
Özerklik ve konformist bir yaşam tarzına karşı dirençlidir.
Yoğun duygusal tepkiler ve deneyimlerde tazeliğe sahiptir.
Doruk yaşantıları vardır.
Tüm insanlığa yönelik empati ve sevgi duyar.
Kişilerarası ilişkileri derin ve anlamlıdır.
Alçakgönüllü ve saygılıdır.
İyi ile kötüyü birbirinden ayırt eder.
Amaçla aracı birbirinden ayırabilir.
Mizah anlayışı vardır.

-Varoluşun sorumluluğu nasıl alınır?
Varoluşum sorumluluğu, anı değerlendirerek şimdi ve burada yaşayarak alınır. Şimdi ve burada yaşanmadığında geçmişe (-), geleceğe ise (+) bırakılır.

-Kariyer gelişimini etkileyen faktörler nelerdir?
1) Psikolojik faktörler
Yetenek, İlgi, Kişilik Özellikleri ve Meslek Değerleri
a)Yetenek
-Yetenek nedir?
Var olan ve henüz açığa çıkmamış “potansiyel güç” tür.
-Beceri nedir?
Potansiyel kapasite, ilgi düzeyi ve çevresel olanakların etkileşimi sonucunda gelinen noktayı gösterir.
-Yetenek kaça ayrılır?
Yetenek alanları, zihinsel yetenek ve çoklu zekâ.
-Gardner’ ın çoklu zeka kuramında belirttiği sekiz zeka türü nelerdir?
Sözel-Dilsel zeka, mantıksal matematiksel zeka, müziksel zeka, kinestetik görsel-bedensel zeka, uzamsal zeka, doğa zekası, içsel zeka ve kişiler arası zeka.

b) İlgi
-İlgi nedir?
Bireyin yapmaktan hoşlandığı, zaman ayırdığı ve boş zamanında eyleme geçirdiği şeydir. Altında yetenek olduğu zaman ilgi devam eder.
-Holland kuramında insanları ilgilerine göre nasıl sınıflandırmıştır?
Gerçekçi, Araştırmacı, Sanatçı, Sosyal, Girişimci ve Gelenekçi olmak üzere 6 tip kapsamında tanımlamış ve bu altı ilgi alanına giren bireylerin özellikleri ile uygun meslekler arasında bağlantılar kurmuştur.
-Super’ a göre bireylerin meslek ilgilerini tanımanın yöntemi nedir?
Dört temel yöntem vardır. Bunlar:
İfade edilen ilgiler: Bireyin sözcükleriyle ifade ettiği ya da iddia ettiği ilgiler.
Gözlenen ilgiler: Bireyin davranışlarına ya da yaptığı faaliyetlere bakarak anlaşılabilecek ilgiler.
Envanterle ölçülen ilgiler: Bireyin hangi faaliyetlerden hoşlanıp hangilerinden hoşlanmadığını anlamak için geliştirilmiş bir dizi maddeden oluşan envanterle ölçülen ilgiler.
Testlerle ölçülen ilgiler: Yetenek testlerinden elde edilen sonuçlara bakarak belirlenen ilgilerdir.

c) Kişilik Özellikleri
Kişilik tipleri bireylerin davranış modellerini, davranış biçimlerini, bir başka ifadeyle davranış örüntülerini açıklar.

d) Meslek Değerleri
Bir mesleğe girme sonucunda o mesleğin getirilerinden elde edilen doyumdur. Bir mesleği birey için değerli kılan özelliklerdir.

2)Sosyolojik Faktörler
a)Aile
b)Sosyo-Ekonomik Sınıf

3)Cinsiyet

4)Ekonomik ve Politik Faktörler