Genel, Şiir

İnsanmış Gibi Sevmek

İnsanmış gibiyken, sevmiş gibi mi sever?
İster mi, yaşanmış gibi kaydolan gülümsemeler?
Gölgelerimin tek tek silinmesini,
Sessizliğimin sesini canlandırmak ister mi?
Diner mi gönlümün iniltileri?
Sanki patlayan volkanımı hissetmiş gibi
Akan lavlarımı söndüren yağmur olabilir mi?
Gibi olan; akrebin bir “tik”ini,
Yelkovanın hızla geçişine değişir mi?

Genel, Şiir

Firardayım

Aşkı somut yaşayamadıkça;
Aşkın deryasına daldım,
Tabiatının derin lezzetini aldım.
Fakat kollarımdan çekip çıkarıyor toplum.
Toprağa bağlanan kumları,
Uzayın boşluğuna savuramıyorum.
Halbuki ben,atmosferden solunumları
Unutmuşum ve kendimi salıyorum.

Ben bu akşam saati tam da buradayım.
Bir nefesin,vakte tabiiyetini bitirdiği andayım.
Yedi kıtadan çıkıyorum!
Beden ve zaman hapsinden firardayım.
Ruhumun gövdesini suyun emrine katıyorum.
Can suyumun aşkında hakiki yaşamımdayım.

Genel, Şiir

Sevmek Böyle..

Sevmek böyle birşey işte..
Hayalinde vardır sevdiğin.
Yokluğunda kalbin keşifte.
Sevmek böyle birşey işte..

Bir ev ve çiçekler vardır.
Kırda gezintiler vardır.
Düşlerimin hakimi bir yar vardır.
Sevmek böyle birşey işte..

Telgraf yoktur gelemez.
Mektup yoktur sevemez.
Sözcükler yoktur bilemez.
Sevmek böyle birşey işte..

Bir dua vardır vuslat üzere.
Yakarış vardır yankılanan göklerde.
Merhametli Tek İlah vardır.
İlah’ım veren,asil ve asıl yardır.

Genel, Şiir

Sevmek

Kalbim çelme takıyor bazen ama hep değil.
Yolumu şaşırmamak için önüme bakıyorum.
Kalbim sadece sevmek istiyor bazen,masum mu değil?
Mutsuz olmamak için yoluma bakıyorum.

Cenneti kokluyorum,düşlüyorum kimse hapis değil.
Onun komşusu,onun yakını,bu da kardeşi demiyorum.
Cennette herkes Allah’ın kulu,kimse birine bağlı değil.
Orda istediğim zaman istediğimi sevebiliyorum.

“Sevmek” istiyorum,en uzaktakini en yakınım gibi.
“Sevmek” tükenmeyen en büyük ruh ve beden tadım gibi.
“Sevmek” göz pınarlarımı durduran canıma can suyum gibi.
“Sevmek” istiyorum,gözleri bende seyre dalmış gibi.

Genel, Şiir

Senarist

Sanki bulutlarla kaplanmış bir alanda yürürken
Tek başına hep bir yerlere ulaşmak istiyor insan.
Hayallerini bazen sevdiği bazen bir yeteneği süslerken
Yolun sonunun aslında nereye vardığını unutuyor insan.

Kalbinin ölümdeki umudunu,insana bağlamış attığını görürken
Ya da bir işinin sonunda olmasıyla mutmainken
Ya da dünyayı ebedi alem bilip bir son sanırken
Gözleri önünde,dualarıyla “hayır” istiyor insan.

Sesler ve renkler,zamanın dilinde bir tat,
Zamanın kursağında kolay bir lokma.
Uçuyor,kursaktan bir ekrana acı veya tatlı,hayat.
Senarist olan herkese filmi,dilini lâl eden bir “susma”..