Genel, Şiir

Aşk Anlatır

18 Haziran-11 Temmuz 2019

Aşk,bazen kırmızı
Bazen mavi…
Aşk,bazen rüzgar
Bazen deniz…

Ömür geçer aşka dair…
Günler,bazen ceza bazen firar.
Göçer,beşer sevgililer…
Bize aşktan öte ne var?

Anlarsın!
Gözlerin aşktan kararınca.
Anlarsın!
Yüreğinden parça kopunca.

Sen kaçsanda aşk ağlatır.
Anlamam desende
Aşk sana anlatır.
Sen de yanarsın.

Sen geçsende aşk aldatır.
Ağrıların dinsede
Aşk duyar sızlatır.
Sen de yanarsın.

Genel, Şiir

Sarı Sonbahar

Adımların -çiçeklerimin hışırtılarını duyuran-
Hatırlatamazdı,sararan yapraklarımın düşeceğini.
Anlatamazdı sesler,heceler ve kelimeler esmelerini.
Anlayamazdım kalemkeşliği kurumadan.
Garbımı ve şarkımı soldurmadan,
Yayardım bedenimden “yaşamın bilinmezliği”ni.
Sorardım hala aşkın kimdeliğini..
Bilseydim buludunun dökülen incilerini,
Şefkat mevsiminde uzaklığıma hüzünlendiğini,
Çiçeklenmek istemezdim dağlar gibi.
Giderdim sarı sonbahar olmadan.

Genel, Şiir

Rahmet Gazabı Aşmış

Bir ben vardır benden içeri.
Yazılı bir kitap,O’ndan ötesi.
Başı belli..
Sonu belli..
Ben yazanı severim okurken beni,
Yaşarken önüme geleni.
Ah!Bir ben var,benden içeri..
Bir geri..
Bir ileri..
Affı yazmış iyiki.
Rahmet,gazabı aşmış iyiki.
Başım belli..
Sonum belli..
İşte,bir ben var benden içeri.
Varsın yansın,alemlerin ikisi.
Nasıl olsa,bir ben var benden içeri.

Genel, Şiir

Şiir Sözcükleri

Yanarsın,kendini bir dağ gibi hissettirecek kadar.
Sanki içinde duygularının volkanı patlarken,sözcüklerin lavlar.
Adeta patlama,şiir sözcüklerine vuslat olup doğar.
Sözcüklerin fazla çoğalırsa,çevrendekiler de yanar.
İçini yakarsın,dışını yakarsın ama ar “dur” der şiir susar.

Genel, Şiir

15 Yaş Şiirlerim 2

Not: 15 yaşında yazdığım şiirlerimi,ilk haliyle bu sayfada okuyabilirsiniz..

  • İŞTE AŞK (10.04.2000)

Deli nedir?
Ardında hep keder bırakan bir denizdir.
Akarsular da; sevgidir, şefkattir
Besler o denizi, öyle gerekir.

Gözyaşları nedir?
Mutluluk veya üzüntü işaretidir.
Bu ikisini anlatan en iyi şeydir
Ama daha iyi anlatılır ve mimiklerle birleşir.

Aşk nedir?
Ardında keder bırakan denizdir.
Mutluluk veya üzüntü işaretidir.
O bir ömrün en yüze sevgisidir.
Şefkatle, sevgiyle beslenir.
Bazen mimiklerle birleşir.
Bazen gözlerle yetinir.
Saati en hızlı döndüren koskocaman bir gerçektir.

  • İNECEĞİM SAHNEDEN (10.04.2000)

Sahneye ilk çıkışımdı on üç yaş;
Gözlerimden akıtmaya başlayan yaş.

Hayatı kötü öğrendim.
Bilmezsin ben, başkalarıyla sevindim.

Tek isteğimdi, görebilmek ufku.
Hayatımın tek gerçeğiydi bu tutku.

Fena çok fena,
Düşünebilenlerin olması kötülüğü bu yaşta.

Saat şaşırmaz, hep gider ileri.
Benim ruhum da yapar tersini.

Her gün yeni bir intikam ateşi,
Karamsarlığın işte budur tek gerçeği.

Gülmek şöyle dolu dolu gülmek isterdim.
Beni özellikle güldürmeye çalışan birini bekledim.

Daha yok ama olacak korkma.
Hep sahneden kalmayacağım, ineceğim bir zaman sonra.

Şöyle bir güzel kurulacağım köşeme..
Seyredeceğim hayatı gülücüklerle.

Geride bıraktıklarım olacak, kendi canımdan.
İnşallah onlar kazandıracak gülümsemeyi, en akından.

  • DERDİN DOSTU (19.04.2000)

Eskiden gülerdim.
Deli dolu biriydim.
Şimdi, ölü denizden beterim.
Sevgisiz, çaresiz gezinirim.

Dert istenmeyen
Ama sen istemediğin halde seni isteyen.
Sevginle dalga geçen,
Dert sen miydin her şeyi mahveden?

Sayfalar geçiyor; gözümün önünden,
Tek tek sırasından sekmeden,
Neydim, ne oldum dedirten,
Dopdoluyken seyrelen.

Sus.. Hakkın yok konuşmaya.
Vicdan budalası, hangi hakla?
Kusura bakma!
Sen değil, benim budala.

Nasıl başardım bunca şeyi,
Hepsini birbirine birleştirmeyi?
Benim budala dedim ya.
Kapıldım çok fena.

Ah be aşk ne istedin ki?
Niye dost bildin hep derdi?
Cesaret verdin, bu iyiydi
Ama çok bencildin, düşündün hep kendini.

Sanki tek bir sevgim vardı,
Onu da aşka verince sonlandı.
İçimi çok daralttı.
Öğretmedi, sevgiyi dağıtmayı.

Acı! Ben değilim güçlü olan.
Kalbim yıkık bir han.
Yüzüm çatlakla dolu bir cam.
Şimdi ne fayda, kendimi kendime sorsam?

  • YAZIK (01.05.2000)

Şans bu ya; yoktan kazanmak,
Birdenbire her şeyi karşında bulmak.
Bazen de sadece ön yargı..
İyi veya kötü bir ön yargı..

Dış görünüşün yeter insanlara.
Özellikle ilk tanıştığında.
Güzelsindir, bir bakmışsın seven dolmuş arkadaşla.
Çirkinsindir, zaman ister arkadaş bulmaya.

Yazık, seviyesiz olmak mı bütün yaşamımız?
Böyle geçmesin ömrü hayatımız.
Bir daldaki yaşam çabasını görsek..
Bu tipsiz, cılız bir ağaç olsa bile bakabilsek..

Eskiden vicdan derdik,
Şimdi mazide kaldı.
Eskiden güzel ahlak derdik,
Şimdi kendini görüntüye bıraktı.

  • BEN VE SEN (28.04.2000)

Bilmezsin sevgiyi,
Nasıl insanı göğe serdiğini..
Ya aşk; değildir sevgi,
Bana hatırlatıyor bir çok kişiyi.

Sen; insan olmayı bildin,
Arkadaş olmayı bildin,
Her an yanındayım dedin,
Bu kız bir tane dedirtirdin.

Aaa! Bir de hatalar var;
Bizi hiç bırakmazlar.
Sen de kaptırırsın kendini, ben de..
Nasıl olsa affeden biri var diyoruz işte.

Kin!
Sahteliği öğretensin,
Özümüzdeki sevgiyi çekemezsin.,
Sen bizde kocaman bir hiçsin.

İşte sen de böylesin, ben de böyleyim.
Kin olmadıktan sonra dünya bizim.
Anlayabiliyorsak birbirimizi,
Ne mutlu bize bulmuşuz arkadaş sevgisini.

  • GÖLGE MİYİM, NE? (15.05.2000)

Bazen yazamıyor, anlatamıyorum içimden gelenleri.
Unutuyorum tek tek kelimeleri.
Kulaklarım işitmiyor, şarkı melodilerini.
Kulaklarım anlatamıyor beynime, şarkıların ne dediklerini.

Gölge gibi oluyorum:
Bir insan şekli var ortada,
İnsanı insan yapan görüntü değil diyorum.
Melike, insanı insan yapan şey kafanda.

Niye ayrılıyor kafam bedenimden?
Kesin kırmışımdır dostumu, sevdiğimi bilmeden.
Bilmeden, bilmeden..
Bilerek bile yapılan bir hata değil, aklımı götüren.

Takılıyor aklım; şu vurdumduymaz insanlara,
Bile bile kırıp üzdüğü insanları umursamayanlara,
Onlar kendilerini düşünenlerdir,
Başkalarını hiç görenlerdir.

  • İKİ KANATLI KUŞ MİSALİ (17.05.2000)

İçimi sıkan onca şeyden sonra,
Hayatta kalma mücadelesi adına,
Gülüyorum,
Kendimle dalga geçiyorum.
Şu delice akan,
Kimseyi dinlemeyen şelaleler olmak isterdim.
Olmamaktı niyetim sıradan.
Serseme döndü kafam.
Şelale olmak; kafa tutmaktı hayata,
Şöyle yukardan bakamaktı.
İyi ya, alıştık sahtekarlığa.
Özümüz kendini sıradan olamaya bıraktı.
Hayatımı romanlara benzetiyorum.
Klasik, “hayatım roman” lafı..
Bende bir fark var anlatamıyorum.
Hıh buldum, romanın sonunu iyi biliyorum:
Ölüm işte, her zaman köşe bucak kaçtığım,
Aklıma geldikçe hıçkıra hıçkıra ağladığım..

Aman Allah’ ım,
Nasıl da farkına varmadım?
Sebebimsin değişmemin.
Beni nefrete sürüklüyorsun.
Özümdeki beni, niye çekemedin?
Nefis! Sen, ben değilsin.
Yoo unutmadım o lafı:
Uçan kuştur iki kanatlı.
Kanadımın biri koskocaman bir rüya,
Diğeri ise ebedi dünya.

  • BEN DE SİZDEN (19.05.2000)

Gözlerinin altında hep yaş bulunan insanlar,
Size sesleniyorum.
Cebinde sevgi kalmamış olmalı,
Derdin dağları aşmış olmalı.
Böyle olmalı ki, bulunsun gözyaşı.
Feryat et!
İçinden ağlama.
Bir duyan olur elbet.
Karşılık veren olur o feryada.
Benim gibi birileri çıkar karşına.
Teksin gibi gelmesin sana.
Bir dert vardır her insanın yüreğinde.
Onlar da benim gibi muhtaçtır sevgiye.
Sen merak etme,
Bir şey diyenler
Sevgiye, dinlenmeye en muhtaç kişiler.
Sen feryadını söyle, dayanamaz.
O da boynunu büker
Yalan attığını sanmaz.
Belki de lafını keser,
“Ben de ben de yaşadım” der.

Genel, Şiir

13 Yaş Şiirlerim

Not: 13 yaşında yazdığım şiirlerimi,ilk haliyle bu sayfada okuyabilirsiniz..

  • SEVGİ (26.04.1998)

Mutsuzluk,korku yok ya..
İnsanlık,güven var ya..
İşte bu,sevgiyi gösterir.

Bir anlık korku oldu mu,
Hisset sevgiyi!Dön kendine!
Düşün,anlat,bil sevgiyi..

Ümitsiz günlerini,unutsana..
Mutluluğa gözlerini açınca;
Gözlerini kötü kadere kapa!

İnsanlığın yok olduğunu düşün..
Sen sev,sevil,insanlığını verme!
Yalanın olmadığı yeri bul.Git!..

  • ANLAMSIZ (27.04.1998)

Ne anlamı var hayatın,ben ben olmayınca..
Ne önemi var yaşamın,yalan konuşunca..
Anlamsız günleri geçirince,dünya anlamsız.

Bir kader çizilmişse bize;
Nasıl değiştiririz,çaresi var mı?
Anlamı ne hayatın,kader değişince?

Davranışlarım kötü mü,iyi değil mi?
Bırak;ben buyum,değil mi?..
Anlamı ne hayatın,huyum değişince?

Beni anlamak,bana güvenmek demek.
İnsanlığı yaşamak,insanı sevmek demek.
İşte bırak,ben buyum ve böyle kalayım.

Olduğu gibi kabul et insanları,üzme,güldür.
Anlamsız olur insan,huyunu değiştirme!
Yaşa,gör..Dünya anlamsız,insanlık değişince.

  • AŞK YOLU (27.04.1998)

Yollar çizdim kendime.Aşk yolları..
Yattım da uyuyamadım.Düşündüm..
Dile dökemedim aşkımı.Yandım..
Anlatsam,anlatılmaz ki aşk yolu..

Bir bildiğim var.Sen de bilir misin?
Hisseder misin aşkı,doğallığı?
Boyun eğer misin,sevdiğine de?
Anlatsan,anlatılmaz ki aşk yolu..

Hayatın ufuklarınca görürsün.
Bilinmez bir dünya çıkar karşına.
Kalpte bir ışık..Gördüğün kişi;”o”.
Anlatsam,anlatılmaz ki aşk yolu..

  • İLKBAHAR (27.04.1998)

Yeşil yeşil ağaçlar..
Rengarenk çiçekler..
Gürül gürül akan şelaleler..
Aklıma gelir bunlar,baharı düşününce..

Güneş daha çok parlar.
Yere baktığında bie gözlerin ağrır.
İlkbahar,yağmurları sevdirir.
İşte bu ilkbahar;yağmuruyla,yeşilliğiyle..

Seveni çok,güzelliği için.
Öten bir kuşun güzel sesi..
Bir gelinciğin açması..
Bahar bu.Çiçekleriyle,aşıklarıyla..

  • KANDIRMA ARKADAŞINI (28.04.1998)

Dostluk kur ve devam ettir.
Dostsuz kalma,menfaatten..
Sev de aldatma kendini.
Kandırma arkadaşını..

Beraber olmayı,sev de.
Arkadaşına,sarıl da..
Onu üzüpte,kırma da..
Düşünde,kalbinde yaşat!..

  • DOSTSUZ (28.04.1998)

Bir yaşam ki,ölümüm gibi..
Terkedilen ben,terkeden ben.
Dostlar hain.Hainlik zirvede..
Dostsuz,dostsuz gezinirim buralarda.

Bir bilen var mı,nerdeler
Dostunu kaybedenlerin yaşları?
Dost yok ki şimdi.Niye üzülsünler?
Bırakın ben üzüleyim,gözyaşı dökeyim.

Kahreden geceler benim olsun.
Bırakın,
Dökülsün göz yaşlarım.
Ağlamak bana yanaşır,hain dostlara değil.

  • BEBEK (20.06.1998)

Bir tanesi ağlarken diğeri de ağlar.
Biri gülerse diğeri de güler.
İşte bebek bu..Sadece gülümsemesiyle,ağlamasıyla.

Anlamsız Dünya,bebeksizdir.
Anlayışlı anneler,bir bebeğe sahiptir.
Kısası bu,bebeksiz dünya olmaz.

Evin neşesi olur bir anda.
Ana-baba olur insanlar,onunla.
Bebek oldu mu,değişir insanların davranışları.

Annesiz bebek,bebeksiz baba olmaz.
Bebeksiz bir hayat olmaz.
Kısası bu,”o” bizim kaderimizin bir parçası.

  • DÜŞ (06.07.1998)

Güzel diye düşünüyordum,
Pisliğin olmadığı bir yeri.
Denize bakınca,taşlar gözükecek..
Dünyayı düşününce;aklına,masmavi gökyüzü gelecek..

Birden aklıma,balıksız deniz geldi.
Balıksız deniz olmazdı..O zaman,
Temiz dünya da olamazdı.
Düşümden ayrı kaldım.Balıksız deniz olmaz.

Bulutsuz yağmur olamazdı.
Eğer olsaydı..Düş bu ya,
Temiz dünya,temiz insanlar da olurdu.
Mutlu olurduk belki ama bulutsuz gökyüzü olurdu.

  • AYNI CEVAP (08.07.1998)

Bir kalbim var.Hissediyor musun?
Hissedince,görebiliyor musun?
Hayır,değil mi?Çünkü bende hissedemiyorum..
Neden?
Cevabı kısa.
Korkuyoruz da ondan.Oradaki kötülükleri göreceğiz diye.
Haklısın,cesaretimiz yok ki..
Sevmek de zor geliyor,sevipte beklemek de..
Hele kalbimizi birine teslim etmek,düşündürüyor bizi.
Bir ruhum var,duyuyor musun?
Duyunca,kendini verebiliyor musun?
Yine “hayır” diyoruz..Yine “neden?” diyoruz..
Bunun da cevabı,aynı korku.
Hep aynı hep aynı cevap belki.Ama istisnalar?..

  • FIRTINA (04.09.1998)

Dünyaları versem onun uğruna..
Değer mi bilmem,bir aşk fırtınasına.
Yoksa sadece kalbim mi yeterdi ona?
Gözyaşı döksem,gülüp geçer miydi bana?
Yoksa o da gözyaşı döküp sarılır mıydı bu tutkuna?
Herşey güzel sana vurulduğum için
Fakat bu aşkı bitirdim,elveda..

Genel, Şiir

Gel Sesi

Yıllar,aylar ve günler hızla yitirilirken
Gönlümde,hasretin kasveti geçmiyor.
Ilık bir su gibi rüzgarın,”gel” sesini isterken
Gitmeye nisyanla kirlenen ruhum,bekliyor.

Kendi kendime cevabı biliyor gibi konuşurken
Ellerimden duamı,kuşlar uçuruyor.
İsyanın temizliği,tövbemmiş..
Ne zaman ne de ılık bir su çareymiş..

Ruhum;ayaklarımın üzerinde dünyayı dolaşırken
Ona “gel” denmedikçe,sanki hücresinde oturuyor.
“Gel”;ne güzel bir morfem,gül bahçesine çağırırken..
Daha da güzelleşir,söylem semantiğin çalışmasıyken..

Belki kirlenmeseydim;çağrısız uçar giderdim
Ve belki de bahçelerde,”biz”ken gezerdim.
Ve tek bağım kalbim kendini Huzur’a sermişken
Bilsem “biz” diyeceğini,o an cânıma ererdim..

Genel, Şiir

Ne Mümkün

Bir dokunuşun sihrine inanan için
Bir bakışın içtenliğini anlamamak,ne mümkün..
Ölüm korkusu yaşamayan için
Ayrılığı gurbet görmek,ne mümkün..

Aşığın bedeni boşlukta;yüreği yangındayken
Ne dolmak mümkün,ne serinlemek mümkün..
Hiçbir akıl kıyafetinin içine sığdıramazken
Aşığı,başkalarının anlaması ne mümkün..

Genel, Şiir

Esirinim

Esirinim,bir dalında gül açabilmek için.
Taze bahar havasını içime alabilmek için,
Manzarayı görmek için açmak istiyorum.

Vakit,yağmur vaktiyse suya doymak,
Eğer rüzgar vaktiyse hareket almak,
Güneş vaktiyse yapraklarım renklensin istiyorum.

Açtığımda,sağnak yağmur soldurur mu gövdemi?..
Rüzgar,sert olup boynumu büker mi?..
Güneş kavurup kurutur mu beni?..
Sahibim!Yardımını istiyorum.